İsrael'in çocukları yine Yahve'nin gözünde kötü olanı yaptı; ve Yahve onları kırk yıl Filistliler'in eline teslim etti.
Startseite › Die Heilige Schrift: Tora, Psalmen und Evangelium › Hâkimler 13
Hâkimler — 13. Kapitel
Altes Testament · 21 Kapitel · 618 Verse
Danlılar'dan Soralı bir adam vardı; adı Manoah'tı; karısı ise kısır ve çocuksuzdu.
Yahve'nin meleği kadına görünüp şöyle dedi: “Bak, sen kısır ve çocuksuzsun; ama gebe kalacaksın ve bir oğul doğuracaksın.
Bu nedenle şimdi lütfen, şarap ve ağır içki içmekten sakın ve kirli bir şey de yeme;
çünkü işte, gebe kalacaksın ve bir oğul doğuracaksın. Başına ustura değmeyecek; çünkü çocuk, rahimden Tanrı'nın Adanmışı olacaktır. O, İsrael'i Filistliler'in elinden kurtarmaya başlayacak.”
Sonra kadın gelip kocasına şöyle dedi: “Bana bir Tanrı adamı geldi; yüzü Tanrı'nın meleğinin yüzü gibiydi, çok heybetliydi. Ona nereli olduğunu sormadım, bana adını da söylemedi;
ama bana dedi: 'İşte gebe kalacaksın ve bir oğul doğuracaksın; artık şarap ve ağır içki içme. Kirli bir şey yeme; çünkü çocuk, ana rahminden öleceği güne dek Tanrı'nın Adanmışı olacaktır.'”
Bunun üzerine Manoah Yahve'ye yalvarıp şöyle dedi: “Ey Efendim, lütfen gönderdiğin Tanrı adamı bize yine gelsin ve doğacak çocuğa ne yapmamız gerektiğini bize öğretsin.”
Tanrı, Manoah'ın sesini duydu ve Tanrı'nın meleği, kadın tarlada otururken ona yeniden geldi; ama kocası Manoah onun yanında değildi.
Kadın aceleyle koşup kocasına şöyle dedi: “İşte, o gün yanıma gelen adam bana göründü.”
Manoah kalkıp karısının ardından gitti ve adamın yanına gelerek, “Karımla konuşan adam sen misin?” dedi. “Ben'im” dedi.
Manoah şöyle dedi: “Şimdi sözlerin gerçekleşsin. Çocuğun hayatının yönü ve görevi ne olacak?”
Yahve'nin meleği Manoah'a şöyle dedi: “Kadın ona söylediğim her şeyden sakınsın.
Asmadan çıkan hiçbir şeyi yemesin, şarap ya da ağır içki içmesin, kirli bir şey de yemesin. Ona buyurduklarımın hepsini tutsun.”
Manoah, Yahve'nin meleğine, “Lütfen bizimle kal, sana bir oğlak hazırlayalım” dedi.
Yahve'nin meleği Manoah'a şöyle dedi: “Beni alıkoysan da, senin ekmeğini yemeyeceğim. Yakmalık sunu hazırlayacaksan onu Yahve'ye sunmalısın.” Çünkü Manoah O'nun Yahve'nin meleği olduğunu bilmiyordu.
Manoah, Yahve'nin meleğine, “Adın nedir, ta ki, sözlerin gerçekleştiğinde seni onurlandıralım?” dedi.
Yahve'nin meleği ona, “Adım hakkında neden soruyorsun? Çünkü onu akıl almaz.” dedi.
Bunun üzerine Manoah oğlağı ekmek sunusuyla birlikte alıp kayanın üzerinde Yahve'ye sundu. Sonra Manoah ve karısı izlerken melek şaşılacak bir şey yaptı.
Sunaktaki alev gökyüzüne doğru yükselirken, Yahve'nin meleği sunağın aleviyle yükseldi. Manoah ve karısı izlerken; yüzüstü yere kapandılar.
Ancak Yahve'nin meleği bir daha Manoah ya da karısına görünmedi. Yahve'nin meleği olduğunu Manoah o zaman bildi.
Manoah karısına, “Kesin öleceğiz, çünkü Tanrı'yı gördük” dedi.
Ama karısı ona şöyle dedi: “Eğer Yahve bizi öldürmek isteseydi, elimizden yakmalık sunuyu ve ekmek sunusunu almazdı, bütün bu şeyleri bize göstermezdi, ya da bize bu zamanda buna benzer şeyler bildirmezdi.”
Kadın bir oğul doğurdu ve ona Şimşon adını verdi. Çocuk büyüdü ve Yahve onu kutsadı.
Yahve'nin Ruhu onu Sora ile Eştaol arasındaki Mahane Dan'da harekete geçirmeye başladı.
ℹ️ Text: „Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)“ — © 2023–2025 İsmail Serinken und eBible.org, unverändert unter CC BY-ND 4.0 (Quelle: ebible.org). YTC ist eine zeitgenössische türkische Übersetzung auf Basis der gemeinfreien World English Bible. Audio über eBible.org. Die Versnummerierung kann zwischen Ausgaben leicht abweichen. Nur zur Information; die Website vertritt keine religiöse Institution. Die Übersetzung ist auf Türkisch.
✉️ Newsletter abonnieren
Neue Routen, Veranstaltungen und Reisetipps per E-Mail.