StartseiteDie Heilige Schrift: Tora, Psalmen und Evangelium › Markos 8

Markos — 8. Kapitel

Evangelium · Neues Testament · 16 Kapitel · 678 Verse

‹ 7. Kapitel 9. Kapitel › ‹ Matta Luka ›
Markos 8:1

O günlerde, çok büyük bir kalabalık vardı. Yiyecek hiçbir şeyleri olmadığından Yeşua öğrencilerini yanına çağırıp onlara şöyle dedi,

Markos 8:2

“Halka acıyorum. Üç gündür benimle birlikteler ve yiyecek hiçbir şeyleri yok.

Markos 8:3

Onları aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Aralarında bazıları uzun yoldan geldiler.”

Markos 8:4

Öğrencileri O’na, “Burası ıssız bir yer, insan bu kadar insanı ekmekle nereden doyurabilir?” diye yanıtladılar.

Markos 8:5

Yeşua onlara, “Kaç ekmeğiniz var?” diye sordu. “Yedi” dediler.

Markos 8:6

Yeşua kalabalığa yere oturmalarını buyurdu. Ardından yedi ekmeği aldı. Şükrettikten sonra onları böldü ve dağıtmaları için öğrencilerine verdi. Onlar da halka dağıttılar.

Markos 8:7

Birkaç küçük balıkları da vardı. Yeşua onları da kutsadıktan sonra öğrencilerine dağıtmalarını söyledi.

Markos 8:8

Herkes yedi ve doydu. Arta kalan parçalardan yedi sepet dolusu kaldırdılar.

Markos 8:9

Yemek yiyenler yaklaşık dört bin kişiydi. Sonra Yeşua onları gönderdi.

Markos 8:10

Yeşua hemen öğrencileriyle birlikte tekneye bindi ve Dalmanuta bölgesine geçti.

Markos 8:11

Ferisiler gelip Yeşua’yla çekişmeye başladılar, O’nu sınamak amacıyla ondan gökten bir belirti istediler.

Markos 8:12

Yeşua derin bir iç çekerek şöyle dedi: “Bu kuşak neden bir belirti istiyor? Size doğrusunu söyleyeyim, bu kuşağa hiçbir belirti verilmeyecektir.”

Markos 8:13

Onlardan ayrıldı ve yeniden tekneye binip karşı yakaya geçti.

Markos 8:14

Öğrenciler ekmek almayı unutmuşlardı. Teknede yanlarında yalnızca bir ekmek vardı.

Markos 8:15

Onlara, “Dikkat edin, Ferisiler’in mayasından ve Hirodes’in mayasından sakının” diyerek uyardı.

Markos 8:16

Onlar “Ekmeğimiz olmadığı için böyle diyor” diyerek kendi aralarında tartıştılar.

Markos 8:17

Bunu anlayan Yeşua, “Ekmeğiniz yok diye neden böyle tartışıyorsunuz? Hâlâ fark etmiyor, anlamıyor musunuz? Yüreğiniz hâlâ katı mı?

Markos 8:18

Gözleriniz olduğu halde görmüyor musunuz? Kulaklarınız olduğu halde duymuyor musunuz? Hatırlamıyor musunuz?

Markos 8:19

Beş ekmeği beş bin kişiye parçaladığımda, kaç sepet dolusu parçalar kaldırdınız?” Yeşua’ya, “On iki” dediler.

Markos 8:20

“Yedi ekmek dört bin kişiyi doyurduğunda, kaç sepet dolusu parçalar kaldırdınız?” O’na “Yedi” dediler.

Markos 8:21

Yeşua onlara, “Hâlâ anlamıyor musunuz?” diye sordu.

Markos 8:22

Yeşua Beytsayda’ya geldi. O’na kör bir adam getirip ona dokunması için yalvardılar.

Markos 8:23

Yeşua körü elinden tutup köyün dışına çıkardı. Gözlerine tükürüp ellerini üzerine koyduğunda, “Bir şey görüyor musun?” diye sordu.

Markos 8:24

Adam başını kaldırıp şöyle dedi: “İnsanlar görüyorum. Ama onları yürüyen ağaçlar gibi görüyorum.”

Markos 8:25

O zaman Yeşua yine ellerini onun gözlerinin üzerine koydu. Adam gözlerini açıp dikkatle baktı, gözleri iyileşmişti ve artık her şeyi açık seçik gördü.

Markos 8:26

Yeşua, “Köye girme, köyde kimseye bir şey söyleme” diyerek onu evine gönderdi.

Markos 8:27

Yeşua, öğrencileriyle birlikte Filipus Sezariyesi’nde bulunan köylere gitti. Yolda öğrencilerine, “İnsanlar benim kim olduğumu söylüyor?” diye sordu.

Markos 8:28

O’na, “Vaftizci Yuhanna, diğerleri Eliya, ötekiler de peygamberlerden biri” diyorlar.

Markos 8:29

Onlara, “Ama siz benim kim olduğumu söylüyorsunuz?” diye sordu. Petrus, “Sen Mesih’sin” diye yanıtladı.

Markos 8:30

Yeşua kendi hakkında kimseye söz etmemelerini buyurdu.

Markos 8:31

Onlara İnsanoğlu’nun çok şeyler çekmesi, ihtiyarlar, başkâhinler ve yazıcılar tarafından reddedilmesi, öldürülmesi ve üç gün sonra dirilmesi gerektiğini onlara anlatmaya başladı.

Markos 8:32

Onlarla açıkça konuştu. Petrus O’nu tutup azarlamaya başladı.

Markos 8:33

Ama Yeşua dönüp diğer öğrencilerine baktı; Petrus’u azarlayarak, “Çekil önümden Şeytan! Çünkü düşündüklerin Tanrı’nın değil, insanın şeyleridir” dedi.

Markos 8:34

Öğrencileri ile birlikte kalabalığı da yanına çağırdı ve onlara şöyle dedi: “Ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin.

Markos 8:35

Hayatını kurtarmak isteyen onu kaybedecek; kim benim ve Müjde uğruna hayatını kaybederse onu kurtaracaktır.

Markos 8:36

Çünkü insan bütün dünyayı kazanıp da hayatını kaybederse, ne kazancı olur?

Markos 8:37

İnsan kendi hayatına karşılık ne verebilir?

Markos 8:38

Çünkü bu sadakatsiz ve günahkâr kuşağın ortasında benden ve sözlerimden kim utanırsa, İnsanoğlu da Babası’nın görkemi içinde kutsal meleklerle geldiğinde ondan utanacaktır.”

ℹ️ Text: „Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)“ — © 2023–2025 İsmail Serinken und eBible.org, unverändert unter CC BY-ND 4.0 (Quelle: ebible.org). YTC ist eine zeitgenössische türkische Übersetzung auf Basis der gemeinfreien World English Bible. Audio über eBible.org. Die Versnummerierung kann zwischen Ausgaben leicht abweichen. Nur zur Information; die Website vertritt keine religiöse Institution. Die Übersetzung ist auf Türkisch.

✉️ Newsletter abonnieren

Neue Routen, Veranstaltungen und Reisetipps per E-Mail.