StartseiteDie Heilige Schrift: Tora, Psalmen und Evangelium › Vahiy 14

Vahiy — 14. Kapitel

Evangelium · Neues Testament · 22 Kapitel · 402 Verse

‹ 13. Kapitel 15. Kapitel › ‹ Yahuda
Vahiy 14:1

İşte, Kuzu’yu gördüm. Siyon Dağı üzerinde O’nunla birlikte yüz kırk dört bin kişi duruyordu. Alınlarında kendisinin ve Babası’nın adı yazılıydı.

Vahiy 14:2

Gökten çok suların sesine, güçlü gök gürültüsüne benzeyen bir ses işittim. Duyduğum ses arp çalan arpçıların sesine benziyordu.

Vahiy 14:3

Tahtın, dört yaratığın ve ihtiyarların önünde yeni bir ezgi söylüyorlardı. Yeryüzünden kurtarılmış olan yüz kırk dört bin kişi dışında kimse o ezgiyi öğrenemedi.

Vahiy 14:4

Bunlar, kendilerini kadınlarla lekelememiş, bakir olanlardır. Kuzu nereye giderse, onlar da peşinden gidenlerdir. Yeşua tarafından insanlar arasından kurtarılan bu kişiler Tanrı’ya ve Kuzu’ya sunulan ilk ürünlerdir.

Vahiy 14:5

Ağızlarında hiçbir yalan bulunmadı. Suçsuzdurlar.

Vahiy 14:6

Göğün ortasında uçan bir melek gördüm. Yeryüzünde yaşayanlara, her ulusa, her oymağa, her dile, her halka bildirmek üzere ebedi Müjde’yi taşıyordu.

Vahiy 14:7

Yüksek sesle, “Efendi’den korkun ve O’nu yüceltin!” dedi. “Çünkü O’nun yargılama saati geldi. Göğü, yeri, denizi ve suların pınarlarını yaratana tapının!”

Vahiy 14:8

Onun ardından gelen ikinci bir melek, “Düştü! Kendi cinsel ahlaksızlığının gazabının şarabını bütün uluslara içiren koca Babil düştü!” dedi.

Vahiy 14:9

Onları üçüncü bir melek izledi. Yüksek sesle şöyle diyordu: “Eğer bir kimse canavara ve onun suretine tapar ve alnında ya da elinde işaretini koydurursa,

Vahiy 14:10

Tanrı gazabının kâsesinden katıksız olarak hazırlanmış Tanrı öfkesinin şarabından içecektir. O, kutsal meleklerin ve Kuzu’nun önünde ateş ve kükürtle işkence edilecektir.

Vahiy 14:11

Çektikleri işkencenin dumanı sonsuza dek tütecek. Canavara ve suretine tapanlar ve onun adının işaretini alanlar gece gündüz rahat yüzü görmeyecekler.

Vahiy 14:12

Tanrı’nın buyruklarını ve Yeşua’nın imanını tutan kutsalların sabrı işte buradadır.”

Vahiy 14:13

Gökten bir sesin, “Yaz, bundan böyle Efendi’de ölenlere ne mutlu” dediğini duydum. Ruh, “Evet” diyor, “İşlerinden dinlenecekler. Çünkü işleri onları izleyecek.”

Vahiy 14:14

İşte, beyaz bir bulut ve bulutun üzerinde insanoğlu gibi oturan, başında altından bir taç, elinde keskin bir orak olan birini gördüm.

Vahiy 14:15

Tapınaktan başka bir melek çıktı ve bulutun üzerinde oturana yüksek sesle, “Orağını gönder ve biç! Biçme saati geldi. Çünkü yerin ürünü olgunlaştı” dedi.

Vahiy 14:16

Bulutun üzerinde oturan orağını yeryüzüne salladı ve yer biçildi.

Vahiy 14:17

Gökteki tapınaktan başka bir melek çıktı. Onun da keskin bir orağı vardı.

Vahiy 14:18

Ateş üzerinde yetkili olan başka bir melek sunaktan çıktı ve keskin orağı olana yüksek sesle şöyle seslendi: ‘‘Keskin orağını gönder ve yerin asmasının salkımlarını topla. Çünkü yerin üzümleri tam olgunlaştı!”

Vahiy 14:19

Melek orağını yeryüzüne salladı, yerin ürününü topladı ve onu Tanrı’nın gazabının büyük üzüm sıkma çukuruna attı.

Vahiy 14:20

Kentin dışında üzüm sıkma çukurunda çiğnendi. Üzüm sıkma çukurundan bin altı yüz stadia mesafede kan atların gemlerine kadar yükseldi.

ℹ️ Text: „Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)“ — © 2023–2025 İsmail Serinken und eBible.org, unverändert unter CC BY-ND 4.0 (Quelle: ebible.org). YTC ist eine zeitgenössische türkische Übersetzung auf Basis der gemeinfreien World English Bible. Audio über eBible.org. Die Versnummerierung kann zwischen Ausgaben leicht abweichen. Nur zur Information; die Website vertritt keine religiöse Institution. Die Übersetzung ist auf Türkisch.

✉️ Newsletter abonnieren

Neue Routen, Veranstaltungen und Reisetipps per E-Mail.