StartseiteDie Heilige Schrift: Tora, Psalmen und Evangelium › Vahiy 16

Vahiy — 16. Kapitel

Evangelium · Neues Testament · 22 Kapitel · 402 Verse

‹ 15. Kapitel 17. Kapitel › ‹ Yahuda
Vahiy 16:1

Tapınaktan yedi meleğe, “Gidin, Tanrı’nın gazabının yedi tasını yeryüzüne dökün!” diyen yüksek bir ses işittim.

Vahiy 16:2

Birincisi gidip tasını yeryüzüne boşalttı. Canavarın işaretini taşıyan ve onun suretine tapan insanların üzerinde acı veren, iğrenç yaralar oluştu.

Vahiy 16:3

İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına dönüştü. Denizdeki her canlı öldü.

Vahiy 16:4

Üçüncüsü tasını ırmaklara ve su pınarlarına boşalttı. Bunlar da kan oldular.

Vahiy 16:5

Suların meleğinin şöyle dediğini duydum: “Ey Kutsal Olan, var olan ve var olmuş olan, bu yargılarında sen adilsin.

Vahiy 16:6

Kutsalların ve peygamberlerin kanını döktükleri için, sen de onlara içmeleri için kan verdin. Bunu hak ettiler.”

Vahiy 16:7

Sunaktan gelen bir sesin, “Evet, Her Şeye Gücü Yeten Efendi Tanrı, yargıların doğru ve adildir” dediğini işittim.

Vahiy 16:8

Dördüncüsü tasını güneşe boşalttı. Ona insanları ateşle kavurmak için yetki verildi.

Vahiy 16:9

İnsanlar şiddetli ısıyla kavruldular. Bu belalar üzerinde hâkimiyeti olan Tanrı’nın adına küfrettiler. Tövbe edip O’nu yüceltmediler.

Vahiy 16:10

Beşincisi canavarın tahtına boşalttı. Canavarın krallığı karardı. İnsanlar acıdan dillerini ısırdılar.

Vahiy 16:11

Acılarından ve yaralarından ötürü göğün Tanrısı’na küfrettiler. Kendi işlerinden hâlâ tövbe etmediler.

Vahiy 16:12

Altıncısı tasını büyük Fırat Irmağı’na boşalttı. Gündoğusundan gelen krallara yol hazırlasın diye ırmağın suları kurudu.

Vahiy 16:13

Ejderhanın ağzından, canavarın ağzından ve sahte peygamberin ağzından kurbağaya benzer üç kirli ruhun çıktığını gördüm.

Vahiy 16:14

Bunlar belirtiler yapan iblislerin ruhlarıdır. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’nın o büyük gününün savaşı için bütün yeryüzünün krallarını bir araya toplamaya gidiyorlar.

Vahiy 16:15

“İşte hırsız gibi geliyorum. Çıplak dolaşmasın ve onun ayıbını görmesinler diye, uyanık kalıp giysilerini üzerinde tutana ne mutlu!”

Vahiy 16:16

Onları İbranice’de “Armagedon” denilen yerde topladı.

Vahiy 16:17

Yedincisi tasını havaya boşalttı. Göğün tapınağından, tahttan, “Tamamlandı!” diyen yüksek bir ses geldi.

Vahiy 16:18

Şimşekler çaktı, sesler ve gök gürlemeleri oldu. Öyle büyük bir deprem oldu ki, yeryüzünde insan var olduğundan beri böylesine büyük bir deprem olmamıştı.

Vahiy 16:19

Büyük kent üçe bölündü. Ulusların kentleri yıkıldı. Gazabının şiddetli şarabı ona verilsin diye Tanrı büyük Babil’i hatırladı.

Vahiy 16:20

Bütün adalar kaçtı, dağlar bulunmaz oldu.

Vahiy 16:21

Gökten insanların üzerine bir talant ağırlığında iri dolu taneleri yağdı. Dolu belası yüzünden insanlar Tanrı’ya küfrettiler. Çünkü bu bela aşırı şiddetliydi.

ℹ️ Text: „Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)“ — © 2023–2025 İsmail Serinken und eBible.org, unverändert unter CC BY-ND 4.0 (Quelle: ebible.org). YTC ist eine zeitgenössische türkische Übersetzung auf Basis der gemeinfreien World English Bible. Audio über eBible.org. Die Versnummerierung kann zwischen Ausgaben leicht abweichen. Nur zur Information; die Website vertritt keine religiöse Institution. Die Übersetzung ist auf Türkisch.

✉️ Newsletter abonnieren

Neue Routen, Veranstaltungen und Reisetipps per E-Mail.