StartseiteDie Heilige Schrift: Tora, Psalmen und Evangelium › Vahiy 9

Vahiy — 9. Kapitel

Evangelium · Neues Testament · 22 Kapitel · 402 Verse

‹ 8. Kapitel 10. Kapitel › ‹ Yahuda
Vahiy 9:1

Beşinci melek boru çaldı. Gökten yeryüzüne düşmüş bir yıldız gördüm. Abis çukurunun anahtarı ona verildi.

Vahiy 9:2

Abis çukurunu açtı. Çukurdan ocaktan çıkarcasına duman yükseldi. Çukurun dumanından güneş ve hava karardı.

Vahiy 9:3

Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler geldi. Onlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verildi.

Vahiy 9:4

Çekirgelere yeryüzündeki otlara, hiçbir yeşile, hiçbir ağaca zarar vermemeleri, yalnızca alınlarında Tanrı’nın mührü olmayan insanlara zarar vermeleri söylendi.

Vahiy 9:5

Onlara insanları öldürmeleri için değil, beş ay süreyle işkence etmeleri için yetki verildi. İşkenceleri akrebin insanı soktuğu zamanki acıya benziyordu.

Vahiy 9:6

O günlerde insanlar ölümü arayacaklar, ama hiçbir şekilde bulamayacaklar. Ölmeyi arzulayacaklar, ama ölüm onlardan kaçacak.

Vahiy 9:7

Çekirgelerin görünüşü savaşa hazırlanmış atlara benziyordu. Başlarında altın taçlara benzer bir şey vardı ve yüzleri insan yüzlerine benziyordu.

Vahiy 9:8

Saçları kadın saçı gibi, dişleri aslan dişleri gibiydi.

Vahiy 9:9

Demirden yapılmış zırhlara benzer göğüs zırhları vardı. Kanatlarının sesi savaş arabalarının, savaşa koşan birçok atın sesine benziyordu.

Vahiy 9:10

Akrep gibi kuyrukları ve iğneleri vardı. Kuyruklarında, beş ay boyunca insanlara zarar verme güçleri vardı.

Vahiy 9:11

Başlarında kral olarak dipsiz derinliklerin meleği vardı. İbranicedeki adı “Avaddon”, Grekçe adıysa “Apolyon” dur.

Vahiy 9:12

İlk “vay” geçti. Bakın, bundan sonra iki “vay” daha geliyor.

Vahiy 9:13

Altıncı melek boru çaldı. Tanrı’nın önündeki altın sunağın boynuzlarından bir ses duydum.

Vahiy 9:14

Ses, elinde boru olan altıncı meleğe, “Büyük Fırat Irmağı’nın yanında bağlı olan dört meleği çöz!” dedi.

Vahiy 9:15

İnsanların üçte birini öldürmek üzere o saat, o gün, o ay ve o yıl için hazır tutulan dört melek serbest bırakıldı.

Vahiy 9:16

Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu. Sayılarını duydum.

Vahiy 9:17

Görümde atları ve binicilerini böyle gördüm. Göğüs zırhlarının ateş kırmızısı, gökyakut ve kükürt sarısı olduğunu gördüm. Atların başları aslan başına benziyordu. Ağızlarından ateş, duman ve kükürt fışkırıyordu.

Vahiy 9:18

İnsanların üçte biri şu üç beladan öldü: Ağızlarından fışkıran ateş, duman ve kükürt.

Vahiy 9:19

Çünkü atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Kuyrukları yılana benzer, başları vardır ve bunlarla zarar verirler.

Vahiy 9:20

Bu belalarla ölmeyen insanların geri kalanı, kendi ellerinin işlerinden dönüp tövbe etmediler. İblislere ve göremeyen, işitemeyen, yürüyemeyen altın, tunç, taş, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler.

Vahiy 9:21

Öldürmekten, büyücülükten, fuhuştan, hırsızlık yapmaktan tövbe etmediler.

ℹ️ Text: „Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)“ — © 2023–2025 İsmail Serinken und eBible.org, unverändert unter CC BY-ND 4.0 (Quelle: ebible.org). YTC ist eine zeitgenössische türkische Übersetzung auf Basis der gemeinfreien World English Bible. Audio über eBible.org. Die Versnummerierung kann zwischen Ausgaben leicht abweichen. Nur zur Information; die Website vertritt keine religiöse Institution. Die Übersetzung ist auf Türkisch.

✉️ Newsletter abonnieren

Neue Routen, Veranstaltungen und Reisetipps per E-Mail.