Altın nasıl da donuklaştı! Saf altın nasıl değişti! Kutsal yerin taşları her sokak başına döküldü.
Ana Sayfa › Kutsal Kitap: Tevrat, Zebur ve İncil › Ağıtlar 4
Ağıtlar — 4. Bap
Eski Ahit · 5 Bap · 154 ayet
Saf altınla kıyaslanan, Siyon'un değerli oğulları, nasıl oldu da çömlekçi elinin işi, toprak testiler gibi sayıldılar!
Çakallar bile memelerini verir, yavrularını emzirirler. Ama halkım kızı, çöldeki devekuşları gibi acımasız oldu.
Emzikteki çocuğun dili susuzluktan damağına yapışıyor. Küçük çocuklar ekmek istiyor, kimse onlar için koparmıyor.
Lezzetli yiyecekler yiyenler sokaklarda perişan oldular. Mor giysiler içinde büyütülenler gübre yığınlarını kucakladılar.
Çünkü halkım kızının suçu, el değmeden bir anda yıkılan Sodom'un günahından daha büyüktür.
Soyluları kardan daha temizdi. Sütten daha beyazdı. Bedence yakuttan daha kırmızıydı. Safir gibi parlıyordu.
Görünüşleri kömürden daha kara oldu. Sokaklarda tanınmaz oldular. Derileri kemiklerine yapıştı. Kurudular. Odun gibi oldular.
Kılıçla öldürülenler kıtlığın öldürdüklerinden iyidir; çünkü bunlar tarla ürünlerinin yokluğundan yıpranarak erimekteler.
Merhametli kadınların elleri kendi çocuklarını kaynattı. Onlar halkım kızının yıkımında yiyecekleri oldular.
Yahve gazabını tamamladı. Kızgın öfkesini döktü. Siyon'da, onun temellerini yiyip bitiren bir ateş tutuşturdu.
Düşman ve hasım Yeruşalem kapılarından içeri girecek diye, yeryüzü kralları ve dünya sakinlerinin hiçbiri inanmazdı.
Peygamberlerinin günahları, ve kâhinlerinin suçları yüzünden bu, çünkü onlar kentin ortasında doğruların kanını döktüler.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar. Kanla kirlenmişler, Öyle ki, insanlar giysilerine dokunamaz oldu.
“Çekilin!” diye bağırdılar onlara. “Kirli! Çekilin! Çekilin! Dokunmayın! Kaçıp başıboş dolaştıklarında, insanlar uluslar arasında.” “Artık burada yaşayamazlar” dediler.
Yahve'nin öfkesi onları dağıttı. Artık onlara bakmayacak. Kâhinlere saygı göstermediler. Yaşlıları kayırmadılar.
Boş yere yardım beklerken, artık gözlerimiz sönüyor, bizi kurtaramayacak bir ulusu gözledikçe gözledik.
Adımlarımızı avlıyorlar, sokaklarımızda gezemiyoruz. Sonumuz yakın. Günlerimiz doldu, çünkü sonumuz geldi.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan daha hızlı. Dağlarda bizi kovaladılar. Çölde bize pusu kurdular.
Hayat soluğumuz, Yahve'nin meshedilmişi, onların çukurlarında yakalandı; hani onun için, Uluslar arasında onun gölgesinde yaşayacağız dediğimiz.
Sevin ve coş, Uz diyarında oturan ey Edom kızı. Kâse sana da geçecek. Sarhoş olacaksın, ve soyunacaksın.
Suçlarının cezası tamamlandı, ey Siyon kızı. Artık seni sürgüne götürmeyecek. Ey Edom kızı, senin suçlarını ziyaret edecek. Senin günahlarını ortaya çıkaracak.
ℹ️ Metin: “Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)” — © 2023–2025 İsmail Serinken ve eBible.org, CC BY-ND 4.0 lisansıyla ve lisans gereği DEĞİŞTİRİLMEDEN yayımlanmaktadır (kaynak: ebible.org). YTC, kamu malı World English Bible temel alınarak hazırlanmış çağdaş bir Türkçe çeviridir; Kitab-ı Mukaddes Şirketi'nin telifli “Kutsal Kitap – Yeni Çeviri” (2001) metni DEĞİLDİR. Sesli okuyuş eBible.org üzerinden çalınır. Ayet numaralandırması ve kitap adları yayınlar arasında küçük farklılıklar gösterebilir; birkaç ayet numarası çeviri kaynağında (el yazması farkları nedeniyle) boş olabilir. Bu bölüm bilgilendirme amaçlıdır; sitemiz herhangi bir dinî kurumu temsil etmez ve metne yorum eklemez. Hata bildirmek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.
✉️ E-Bültenimize Katılın
Yeni rotalar, etkinlikler ve gezi önerileri e-postanıza gelsin.