Ana SayfaMesnevî-i Şerîf ve Günün Mesnevisi › 4. Cilt

Mesnevî — 4. Cilt

3855 Beyit · 2485–2584 beyitler · Sayfa 26/39

2485–2489

Güneşin görünmesine mâni olur... fakat tozu gitti mi saf ve parlak bir hale gelir. Canın kapkara olmakla beraber Tanrı, kurtuluş yolunu bulasın diye sana rüyalar göstermiştir. Musa aleyhisselâm'ın Firavun'un sırlarını söylemesi, Tanrı'nın bildiğine inanması, yahut hiç olmazsa galiba biliyor diye şüpheye düşmesi için gaybdan haber vererek gördüğü rüyaları söylemesi Tanrı, sonunda olacak şeyleri kudretiyle kapkara demirde gösterdi. Bu suretle senin daha az kötülük etmeni diledi... fakat sen, hep bunları gördüğün halde daha beter oluyordun! Sana rüyada kötü şeyler gösterdi., onlardan ürktün, halbuki o kötü şeyler, senin suretindi.

2490–2494

Hani aynaya bakınca yüzünü çirkin görüp aynayı pisleyen Zenci gibi! Tükürmüş de sen çirkinsin, lâyığın ancak bu demiş, ayna da çirkinliğim, senin çirkinliğim a kör ve aşağılık adam! Bu pisliği de kendi çirkin yüzüne bulaştırdın, bana değil., çünkü ben apaydınım demiş! Sen gah elbiseni yanmış gördün; gah ağzın tutulmus, gözün kör olmuş gördün. Gah bir canavar, kanına kastetti., gah yırtıcı biç hayvan, başını ısırdı!

2495–2499

Kendini gah lâğıma baş aşağı düşüyorsun gördün., gah kanlı sellerde gark olmuşsun gördün. Bazan rüyada bu tertemiz gökyüzünden sana "Kötüsün, kötüsün, kötü" diye ses geldi. Bazan dağlardan apaçık "Hadi git be., sen, ashabı şimaldensin" sesini duydun! Bazan her cansız şeyden "Firavun, ebediyen cehenneme düştü gitti" sadasını işittin! Bundan beter rüyalar da gördün... fakat utancından söyleyemiyorum ki ters tabiatın büsbütün tersleşmesin, kızmayasın!

2500–2504

Ey öğüt kabul etmeyen, azıcığını söylüyorum sana., bu azıcığı duy da bil ki ben biliyorum. Gördüğün rüyaları ve başına gelecek işleri düşünmemek için kendini ölü ve kör ettin! Ne vakte dek kaçaksın? iste hileler düzen anlayışının körlüğü, önüne geldi, çattı! Tövbe kapısı açıktır. Kendine gel, bundan böyle çekin artık., çünkü. Tanrı keremiyle tövbe kapısı açıktır. Tövbenin batı tarafında bir kapısı vardır, kıyamete kadar açıktır.

2505–2509

O kapı, güneş batıdan doğuncaya dek açık kalacaktır, o kapıdan yüz çevirme! Cennetin Tanrı rahmetiyle sekiz tane kapısı var... oğul, o sekiz kapıdan biri de tövbe kapısıdır. Öbürlerinin hepsi de bazen açılır, bozan kapanır., fakat tövbe kapısı hep açıktır. Bunu ganimet bil.. kapı açık, kasetçinin körlüğüne rağmen derhal pılını pırtını oraya çek! Musa aleyhîsselâm'ın Firavun'a "Benden bir öğüt kabul et, karşılık olarak dört fazilet kazan" demesi. Kendine gel de benden bir öğüt kabul et, karşılık olarak dört şey al!

2510–2514

Firavun, o bir öğüt, hangi öğüt? O tek öğüdü bana birazcık anlat dedi. Musa dedi ki: O tek öğüt şu: Apaçık söyle, deki Tanrı tektir, ondan başka tapacak yoktur! Göklerin, yıldızların., insanlarla şeytanların cin ve perilerin, kuşların yüce yaratıcısıdır. Denizin, ovanın, dağın, çölün yaratıcısı odur... ülkenin sının yoktur, kendisinin benzeri yoktur! Firavun, ey Musa dedi., buna karşılık bana vereceğin o dört şey nedir? Onlarıda da söyle de

2515–2519

O güzel vadin lütfiyle kâfirliğimin çarmıhı gevşesin! Belki bir ganimet olarak elde edeceğim o hoş vaitler yüzünden yüz harmanlık küfür kilidim açılır. Belki bal ırmağının tesiriyle bedenimdeki şu kin zehiri ballaşır.. Yahut o tertemiz süt ırmağının aksiyle esir aklım bir an olsun beslenir. Yahut o şarap ırmaklarının aksiyle sarhoş olar da Tanrı emrinin zevkinden bir koku alırım...

2520–2524

Yahut da ırmakların letafetinden çorak ve yıkık bedenim tazeleşir.. Çorak bedenimde bir yeşillik meydana gelir dikenliklerim, Cenneti Me'va kesilir! Belki cennetin ve dört ırmağın aksiyle can, Tanrı, yardımına mazhar olur da sevgiliyi aramaya koyulur. Nitekim cehennemin aksiyle de ateş kesilmişim., Hak kahrıyla karışmışım! Cehennem yılanının aksiyle yılana dönmüşüm., cennet ehline zehirler yağdırmada, onları dalayıp-durmadayım!

2525–2529

Gah cehennemdeki kaynar suyun kaynamasının, köpürmesinin tesiriyle zulüm suyum, halkı çürütür, eritir! Ben zemherinin aksiyle zemheri olmuşum., yahut da cehennemin aksiyle cehenneme benzemişim! Şimdi yoksul ve mazlumlara cehennemim., vay onu zebun bulursam! Musa aleyhisselâm'ın, Firavun'un îmanına karşılık olan o dört fazileti anlatması Musa dedi ki: O dördün birincisi, bedenin ebedi olarak sıhhatte kalır. Tıp bilgisinde söylenen illetler, ey akıllı er, bedeninden uzaklaşır.

2530–2534

İkincisi, ömrün uzun olur.. ecel, ömründen çekinir! İyi bir ömür sürdükten sonra âlemden, muradına erişmeden gitmezsin. Hattâ süt emer çocuğun süt istemesi gibi eceli istersin.. fakat seni esir eden bir zahmet, bir dert yüzünden değil. Ölümü ararsın ama bir eziyete uğrayıp âciz kaldığından değil de evin harabesinde defineyi gördüğünden ! Bunun üzerine kazmayı eline alır da hiç düşünmeksizin evi yıkmaya başlarsın.

2535–2539

Çünkü evi, definenin perdesi görürsün., bilir, anlarsın ki bu bir tek tane, yüzlerce harmana mâni olmaktadır. Artık bu taneyi ateşe atarsın, erlik sıfatiyle sıfatlanır, er olursun. Ey bir yaprak uğruna bağdan olan., sen, bir yaprağa kapılıp kalan ve bu yüzden üzümden mahrum olan kurda benziyorsun. Fakat Tanrı'nın lütfü ve keremi, bu kurdu uyandırırca bilgisizlik ejderhası seni yer, siler süpürür! Kurt, meyvalarla, ağaçlarla dolu bir bağ kesilir.. işte bahtı, talihi iyi olanlar, böyle bir değişikliğe nail olurlar! "Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi diledim" hadisi kutsinin tefsiri

2540–2544

Evi yık., bu Yemen akilciyle yüz binlerce ev yapılır! Hazine, ev altındadır, ev yıkılmadıkça ele geçmesine çare yok., evi yıkmaktan ürkme, durma! Çünkü bu hazinenin ele geçecek bir parasıyla zahmetsiz, meşakkatsiz binlerce ev yapılabilir. Nihayet bu ev zaten viran olacak., altındaki hazine de apaçık meydana çıkacak! Fakat o vakit hazine senin olmaz., çünkü o ele geçen ganimet, ruhun evi yıkma ücretidir.

2545–2549

"insan, ancak çalıştığını kazanır." o işten hiçbir ücrete sahip olamayınca, Artık, eyvanlar olsun., böyle bir ay bulut altın-daymış da görmedim! İyilik edip bana söylenen sözleri tutmadım., attık hazine gitti, elim bomboş diye elini ısırır, hayıflanır durursun! Meselâ; sen ücretle bir ev kiralarsın., fakat o evi satın alsan bile senin mülkün değildir ki! Bu evde iş işleyesin diye kira müddeti, eceline kadardır.

2550–2554

Dükkânda eskicilik, yamacılık edersin., fakat bu dükkânının altında iki maden gömülüdür! Bu dükkân kiralıktır.. çabuk ol, kazmayı al da dibini kaz! Birdenbire kazma madene rastlasın da dükkândan da kurtul, yamacılıktan da! Yamacılık dediğin nedir? Su içmek, yemek yemek., bu yamalarla köhne hırkanı yamar durursun! Bu beden hırkası daima yırtılır.. sen de bu yemekle, içmekle onu yamarsın!

2555–2559

Ey talihi yaver padişah soyundan gelen, kendine gel de yamacılıktan utan! Bu dükkânın dibini bîr parçacık kaz da o iki maden, başını yüceltsin! Bu kiralık evin kira müddeti bitmeden kendine gel.. yoksa bu müddet biter, sen de ondan bir fayda elde edemezsin! Sonra dükkân sahibi, seni dükkândan çıkarır; bu dükkânı da hazineyi elde etmek için yıkar. Sen gah hasretle başına vurursun; gah ham sakalını yolar durursun!

2560–2564

Yazıklar olsun; bu dükkân benimdi.. kör müydüm ki buradan bîr fayda elde etmedim! Yazıklar olsun, bu bizim di yel götürdü! Biz kullara da ebediyen hasretlere düşüp eyvahlar olsun demek kaldı dersin! İnsanın, yaradılışında olan zekâ ve düşüncelerine aldanarak peygamberlerin bilgisi olan gayb bilgisini istememesi Ben evde bir süs, bir nakış gördüm de o evin sevgisiyle kararsız bir hale geldim; Gizli hazineden haberim bile olmadı., yoksa kazma, elimde çiçek demeti kesilirdi! Ah, o zaman kazmanın hakkını verseydim şimdi gamdan kurtulmuş olurdum!

2565–2569

Gözümü nakşa, takmış, çocuklar gibi aşk oyunlarına dalıp kalmıştım! O muradına erişmiş hakim, sen bîr çocuksun.. evde nakışlarla, suretlerle dolu diyerek ne de doğru, ne de güzel söylemiştir. "İlâhiname" de çok vasiyetlerde bulunmuş, tozu dumana ver, varlığının kökünü kazı demiştir. Firavun ey Musa dedi; kâfi., gönlüm, ıstıraptan eridi gitti., artık üçüncü vadini söyle! Musa dedi ki; üçüncüsü şu: Devletin iki kat artar, iki âlemin de düşmandan arınmış devlet ve saltanatına nail olursun!

2570–2574

Şimdiki devlet ve ikbalinden daha fazla devlete, ikbale ve ülkelere sahip olursun.. şimdiki devletin savaş içindedir, o devlet sulh ve huzur içinde! Savaş âleminde sana böyle bir devlet ve ülke ihsan eden, bir gör de bak., sulhta ülkene nasıl bir sofra kurar! Keremiyle cefa zamanında onları veren, vefa zamanında seni nasıl görüp gözetir, arayıp yoklar., bir bak da gör! Firavun, ey Musa, dördüncüsü nedir? Çabuk söyle., çünkü sabrım yetti, hırsım arttı dedi. Musa dedi ki: Daima genç kalırsın., daima saçın, sakalın katran gibi siyah, yüzün erguvan gibi kırmızı olur.

2575–2579

Bizce rengin, kokunun değeri yoktur.. fakat sen aşağılıksın, onun için aşağı âlemden konuşuyorum! Renkle, kokuyla, mevkile öğünmek, çocukları sevindirir, aldatır! "Halka, kendi aklınız miktarınca değil, onların akılları miktarınca söz söyleyin ki Tanrı' ya ve Peygamber' ine yalan demesinler" hadisi İşim çocuğa düştü., gayri çocukların ağzını kullanmam lâzım! Mektebe git de sana kuş alayım, yahut kuru "üzüm, ceviz ve fıstık getireyim diyeyim! Sen beden gençliğinden başka bir şey bilmiyorsun ya, al işte bu gençliği., a eşek, nah sana arpa

2580–2584

Yüzün hiç buruşmaz, pörsümez.. kutlu gençliğin hep bu halde kalır. Ona ne ihtiyarlık buruşması gelir., ne de selvi ye benzeyen boyun iki kat olur! Ne sendeki gençliğin kuvveti azalır, ne dişlerin, ağrır, sallanır! Kadınların erkekten nefretine sebep olan gevşekliği, kadına yaklaşmamak derdini görmezsin! Gençlik çağının parlaklığı seni öyle bir açar, neşelendirir ki Ukâşe'nin müjdesi de Peygamber'i öyle-açmış, öyle neşelendirmişti işte! "Saferin çıktığını kim müjdelerse ona cennet müjdesi vereceğim" buyurması

ℹ️ Çeviri: Veled Çelebi İzbudak (1867–1953) — MEB Şark-İslâm Klasikleri baskısı; çevirmenin vefatının üzerinden 70 yıl geçtiği için metin KAMU MALIDIR. Dijital kaynak: semazen.net (Uluslararası Mevlânâ Vakfı) PDF'leri. Baskıdaki Abdülbâki Gölpınarlı'ya ait açıklama bölümleri telif koruması sürdüğü için bilinçli olarak alınmamıştır. Bölümler baskıdaki 5'erli beyit numaralarına sadıktır; sayfa düzeninden kaynaklı küçük kaymalar olabilir. Bu bölüm bilgilendirme amaçlıdır; metne yorum eklenmez. Hata bildirmek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

✉️ E-Bültenimize Katılın

Yeni rotalar, etkinlikler ve gezi önerileri e-postanıza gelsin.