HomeThe Holy Bible: Torah, Psalms and the Gospel › 2. Samuel 18

2. Samuel — 18. Chapter

Old Testament · 24 Chapter · 695 verses

2. Samuel 18:1

David, yanında olan halkı saydı ve üzerlerine binbaşılar ve yüzbaşılar koydu.

2. Samuel 18:2

David, halkı, üçte biri Yoav'ın eli altında, üçte biri Yoav'ın kardeşi Seruya oğlu Avişay'ın eli altında, üçte biri de Gatlı İttay'ın eli altında olarak gönderdi. Kral halka, “Ben de mutlaka sizinle birlikte çıkacağım” dedi.

2. Samuel 18:3

“Ama halk, “Çıkmayacaksın, çünkü biz kaçarsak bize aldırmazlar, yarımız ölse bile bize aldırmazlar” dedi. Ama sen on binimizin değerindesin. Bu nedenle şimdi kentten bize yardım etmeye hazır olman daha iyi olur.”

2. Samuel 18:4

Kral onlara, “Size en iyi geleni yapacağım” dedi. Kral kapının yanında durdu ve bütün halk yüzlerle ve binlerle çıktı.

2. Samuel 18:5

Kral, Yoav, Avişay ve İttay'a, “Genç Avşalom'a karşı benim hatırım için yumuşak davranın” diye buyurdu. Kral Avşalom hakkında komutanların hepsine buyruk verirken bütün halk duydu.

2. Samuel 18:6

Böylece halk İsrael'e karşı kıra çıktı; ve savaş Efraim ormanındaydı.

2. Samuel 18:7

İsrael halkı orada David'in hizmetkârlarının önünde vuruldu ve o gün orada yirmi bin kişilik büyük bir kıyım oldu.

2. Samuel 18:8

Çünkü savaş bütün ülkenin üzerine yayıldı ve orman o gün kılıcın yiyip bitirdiğinden daha fazla insanı yiyip bitirdi.

2. Samuel 18:9

Avşalom David'in hizmetkârlarına rastgeldi. Avşalom katırına binmişti ve katır büyük bir meşe ağacının sık dallarının altından gitti; Avşalom'un başı meşe ağacına takıldı ve gök ile yer arasında asılı kaldı; ve altındaki katır yoluna devam etti.

2. Samuel 18:10

Bunu bir adam gördü ve Yoav'a bildirdi ve, “Bak, Avşalom'u bir meşe ağacına asılı gördüm” dedi.

2. Samuel 18:11

Yoav, kendisine bildiren adama, “İşte, gördün de, neden onu orada yere sermedin? Sana on gümüş ve bir kemer verirdim.” dedi.

2. Samuel 18:12

Adam Yoav'a, “Elime bin gümüş bile geçse, kralın oğluna karşı elimi uzatmam” dedi. “Çünkü kral, bizim duyduğumuz gibi, sana, Avişay'a ve İttay'a, 'Genç Avşalom'a kimse dokunmasın” diye buyurdu.

2. Samuel 18:13

Yoksa, eğer onun canına karşı hileyle davranmış olsaydım (kraldan hiçbir şey gizli kalmaz), o zaman sen kendin bana karşı dururdun.”

2. Samuel 18:14

Yoav, “Seninle böyle bekleyemem” dedi. Eline üç ok aldı ve henüz meşe ağacının ortasında sağken Avşalom'un yüreğine sapladı.

2. Samuel 18:15

Yoav'ın zırhını taşıyan on genç adam Avşalom'u kuşatıp vurdular ve onu öldürdüler.

2. Samuel 18:16

Yoav boruyu çaldı ve halk İsrael'i kovalamaktan döndü; çünkü Yoav halkı geri tuttu.

2. Samuel 18:17

Avşalom'u alıp ormandaki büyük bir çukura attılar ve üzerine çok büyük bir taş yığını yaptılar. Sonra bütün İsraelliler, her biri kendi çadırına kaçtı.

2. Samuel 18:18

Avşalom daha sağken, kral vadisindeki sütunu almış ve kendisi için dikmişti; çünkü, “Adımı hatırlatacak bir oğlum yok” demişti. Sütuna kendi adını verdi. Bugüne dek Avşalom'un anıtı denilir.

2. Samuel 18:19

O zaman Sadok oğlu Ahimaas, “Yahve'nin düşmanlarından onun öcünü nasıl aldığını koşup krala haber götüreyim” dedi.

2. Samuel 18:20

Yoav ona, “Bugün haber götürmemelisin, ama başka bir gün haber götürmelisin” dedi. “Ama bugün haber götürmemelisin, çünkü kralın oğlu öldü.”

2. Samuel 18:21

Yoav Kuşlu’ya, “Git, krala gördüklerini anlat!” dedi. Kuşlu, Yoav’ın önünde eğildi ve koştu.

2. Samuel 18:22

O zaman Sadok oğlu Ahimaas yine Yoav’a, “Ama ne olursa olsun, lütfen ben de Kuşlu’nun peşinden koşayım” dedi. Yoav, “Mademki, haberin karşılığında ödül almayacaksın, neden koşmak istiyorsun, oğlum?” dedi.

2. Samuel 18:23

O, “Ama ne olursa olsun, koşacağım” dedi. O da ona, “Koş!” dedi. Sonra Ahimaas ova yolundan koştu ve Kuşlu'yu geçti.

2. Samuel 18:24

David iki kapı arasında oturuyordu. Nöbetçi kapının damına, duvara çıktı, gözlerini kaldırıp baktı ve işte tek başına koşan bir adam gördü.

2. Samuel 18:25

Nöbetçi bağırıp krala bildirdi. Kral, “Tek başınaysa ağzında haber var” dedi. Gittikçe yaklaştı.

2. Samuel 18:26

Nöbetçi koşan başka bir adam gördü. Nöbetçi kapıcıya seslendi ve “İşte tek başına koşan bir adam!” dedi. Kral, “O da haber getiriyor” dedi.

2. Samuel 18:27

Nöbetçi, “Sanırım birincisinin koşusu Sadok oğlu Ahimaas'ın koşusuna benziyor” dedi. Kral, “İyi bir adamdır ve iyi haberlerle gelir” dedi.

2. Samuel 18:28

Ahimaas seslenip krala, “Her şey yolunda” dedi. Kralın önünde eğilip yüzüstü yere kapandı ve şöyle dedi: “Efendim krala karşı el kaldıran adamları teslim eden Tanrın Yahve yücelsin!”

2. Samuel 18:29

Kral, “Genç Avşalom iyi mi?” dedi. Ahimaas, “Yoav kralın hizmetkârını, beni gönderdiğinde büyük bir kargaşalık gördüm, ama ne olduğunu bilmiyorum” diye yanıtladı.

2. Samuel 18:30

Kral, “Gel ve burada dur” dedi. Geldi ve durdu.

2. Samuel 18:31

İşte Kuşlu geldi. Kuşlu, “Efendim kral için iyi haber, çünkü Yahve bugün sana karşı ayaklananların hepsinden öcünü aldı” dedi.

2. Samuel 18:32

Kral Kuşlu’ya, “Genç Avşalom iyi mi?” dedi. Kuşlu, “Efendim kralın düşmanları ve sana kötülük yapmak için ayaklananların hepsi o genç adam gibi olsun” diye yanıt verdi.

2. Samuel 18:33

Kral çok sarsıldı ve kapının üstündeki odaya çıkıp ağladı. Giderken, “Oğlum Avşalom! Oğlum, oğlum Avşalom! Keşke senin yerine ben ölseydim, oğlum, oğlum ey Avşalom!” dedi.

ℹ️ Text: “Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)” — © 2023–2025 İsmail Serinken and eBible.org, published unchanged under CC BY-ND 4.0 (source: ebible.org). YTC is a contemporary Turkish translation based on the public-domain World English Bible. Audio is played via eBible.org. Verse numbering may differ slightly between editions. This section is for information only; the site represents no religious institution and adds no commentary. The translation is in Turkish.

✉️ Join Our Newsletter

Get new routes, events and travel tips in your inbox.