Onuncu yılda, onuncu ayda, ayın on ikinci günü, Yahve'nin sözü bana geldi ve şöyle dedi:
Home › The Holy Bible: Torah, Psalms and the Gospel › Hezekiel 29
Hezekiel — 29. Chapter
Old Testament · 48 Chapter · 1273 verses
“Ey insanoğlu, yüzünü Mısır Kralı Firavun'a çevir, ona ve bütün Mısır'a karşı peygamberlik et.
Konuş ve de, 'Efendi Yahve şöyle diyor: “İşte, ben sana karşıyım, Mısır Kralı Firavun, ırmaklarının ortasında yatan, 'Irmağım benimdir, onu kendim için yaptım' diyen büyük canavar.
Çenelerine kancalar takacağım, ırmaklarının balıklarını da pullarına yapıştıracağım. Seni ırmaklarının içinden, pullarına yapışmış olan bütün ırmak balıklarıyla birlikte çıkaracağım.
Seni ve ırmaklarının bütün balıklarını çöle atacağım. Kırın üzerine düşeceksin. Bir araya getirilmeyeceksin, toplanmayacaksın. Seni yeryüzünün hayvanlarına, ve gökyüzünün kuşlarına yem olarak verdim."”'
““'Mısır sakinlerinin hepsi benim Yahve olduğumu bilecekler, çünkü onlar İsrael evine kamıştan bir değnek oldular.
Seni elinden tuttuklarında kırıldın, onların bütün omuzlarını yardın. Sana yaslandıklarında kırıldın, bütün bellerini felç ettin."”'
“‘Bu yüzden Efendi Yahve şöyle diyor: “İşte, ben senin üzerine bir kılıç getireceğim, insanı da hayvanı da senden kesip atacağım.
Mısır ülkesi ıssız ve çöl olacak. O zaman benim Yahve olduğumu bilecekler."”' ““'Çünkü, ‘Irmak benimdir ve onu ben yaptım’ dedi,
bu yüzden işte, sana ve ırmaklarına karşıyım. Mısır ülkesini Sevene Kulesi'nden Etiyopya sınırına kadar tümüyle çöl edip ıssız bırakacağım.
Onun içinden insan ayağı geçmeyecek, onun içinden hayvan ayağı geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse oturmayacak.
Mısır ülkesini ıssız kalmış ülkelerin arasında ıssız bırakacağım. Kentleri, harap olmuş kentler arasında kırk yıl ıssız kalacak. Mısırlılar'ı ulusların arasına dağıtacağım, onları ülkeler içine saçacağım."”'
“'Çünkü Efendi Yahve şöyle diyor: “Kırk yılın sonunda Mısırlılar'ı dağılmış oldukları halklardan toplayacağım.
Mısır'ın sürgününü geri döndüreceğim, onları Patros ülkesine, doğdukları ülkeye geri getireceğim. Orada düşük bir krallık olacaklar.
Krallıkların en düşüğü olacak. Artık ulusların üstüne yükselmeyecek. Artık uluslar üzerinde hakimiyet sürmesinler diye onları küçülteceğim.
Artık onlar, İsrael evinin dönüp onlara baktıkça suçlarını hatırlatan güvendikleri şey olmayacak. O zaman benim Efendi Yahve olduğumu bilecekler."”'
Yirmi yedinci yılda, birinci ayın birinci gününde, Yahve'nin sözü bana geldi ve şöyle dedi:
“Ey insanoğlu, Babil Kralı Nebukadnetsar kendi ordusunu Sur’a karşı büyük bir hizmet ettirdi. Her baş kel oldu, her omuz aşındı; ancak ne kendisi ne de ordusu ona karşı yaptığı hizmetten ötürü Sur'dan bir ücreti olmadı.
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle diyor: 'İşte, Mısır ülkesini Babil Kralı Nebukadnetsar’a vereceğim. Onun kalabalığını götürecek, ganimetini alacak ve onu yağma edecek. Ordusunun ücreti bu olacak.
Mısır diyarını ettiği hizmet için ona verdim, çünkü onlar benim için çalıştılar.' diyor Efendi Yahve.”
“O gün İsrael evi için bir boynuz çıkaracağım ve senin ağzını onların arasında açacağım. O zaman benim Yahve olduğumu bilecekler.”
ℹ️ Text: “Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)” — © 2023–2025 İsmail Serinken and eBible.org, published unchanged under CC BY-ND 4.0 (source: ebible.org). YTC is a contemporary Turkish translation based on the public-domain World English Bible. Audio is played via eBible.org. Verse numbering may differ slightly between editions. This section is for information only; the site represents no religious institution and adds no commentary. The translation is in Turkish.
✉️ Join Our Newsletter
Get new routes, events and travel tips in your inbox.