HomeThe Holy Bible: Torah, Psalms and the Gospel › Luka 18

Luka — 18. Chapter

Gospel · New Testament · 24 Chapter · 1150 verses

‹ 17. Chapter 19. Chapter › ‹ Markos Yuhanna ›
Luka 18:1

Yeşua öğrencilerine, hiç vazgeçmeden, sürekli dua etmeleri gerektiğine dair şu benzetmeyi de anlattı:

Luka 18:2

“Bir kentte Tanrı’dan korkmayan, insana saygı duymayan bir yargıç vardı.

Luka 18:3

O kentte yaşayan dul bir kadın vardı. Sık sık yargıca gelip, ‘Davalımdan hakkımı al!’ diyordu.

Luka 18:4

Yargıç bir süre istemedi, ancak sonra kendi kendine, ‘Her ne kadar Tanrı’dan korkmaz, insana saygı duymasam da,

Luka 18:5

yine bu dul kadın beni rahatsız ettiği için onun hakkını alacağım. Yoksa sürekli gelip beni yıpratacak’ dedi.”

Luka 18:6

Efendi şöyle dedi: “Adaletsiz yargıcın ne dediğini dinleyin.

Luka 18:7

Tanrı onlar için sabırlı olsa da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin öcünü almayacak mı?

Luka 18:8

Size şunu söyleyeyim, onların öcünü çarçabuk alacaktır. Yine de İnsanoğlu geldiği zaman, acaba yeryüzünde iman bulacak mı?”

Luka 18:9

Yeşua şu benzetmeyi de kendi doğruluklarına güvenip diğerlerini hor gören bazı kişilere söyledi:

Luka 18:10

“İki adam dua etmek için tapınağa çıktı. Bunlardan biri Ferisi, diğeri ise vergi görevlisiydi.

Luka 18:11

Ferisi ayağa kalkıp kendi kendine şöyle dua etti: ‘Tanrım, diğer insanlar- soyguncular, hak yiyenler, zina edenler- şu vergi görevlisi gibi olmadığım için sana şükrediyorum.

Luka 18:12

Haftada iki gün oruç tutuyor, tüm kazancımın ondalığını veriyorum.’

Luka 18:13

Ama vergi görevlisi, uzakta durup gözlerini bile göğe kaldırmak istemedi. ‘Tanrım, ben günahkâra, merhamet et!’ diyerek göğsünü dövdü.

Luka 18:14

Size şunu söyleyeyim, bu adam ötekinden daha aklanmış olarak evine indi. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.”

Luka 18:15

Yeşua’nın yanına dokunması için bebekleri bile getiriyorlardı. Ama öğrenciler bunu görünce onları azarladılar.

Luka 18:16

Yeşua onları çağırıp dedi, “Bırakın çocukları, bana gelsinler, onlara engel olmayın! Çünkü Tanrı’nın Krallığı böylelerinindir.

Luka 18:17

Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı’nın Krallığı'nı küçük bir çocuk gibi kabul etmeyen, ona asla girmeyecektir.”

Luka 18:18

Önderlerden birisi Yeşua’ya, “İyi Öğretmenim, sonsuz hayatı miras almak için ne yapmalıyım?” diye sordu.

Luka 18:19

Yeşua ona şunu sordu, “Bana neden iyi diyorsun? İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı’dır.

Luka 18:20

Buyrukları biliyorsun: ‘Zina etmeyeceksin’, ‘Adam öldürmeyeceksin’, ‘Çalmayacaksın’, ‘Yalan yere tanıklık etmeyeceksin’, ‘Babana ve annene saygı göstereceksin’”

Luka 18:21

“Tüm bunları gençliğimden beri tutuyorum” dedi.

Luka 18:22

Yeşua bunu duyunca ona, “Hâlâ bir eksiğin var. Sahip olduğun her şeyi sat, yoksullara dağıt. O zaman gökte hazinen olur. Sonra gel, beni takip et” dedi.

Luka 18:23

Adam bu şeyleri duyunca çok üzüldü, çünkü çok zengindi.

Luka 18:24

Yeşua onun çok üzüldüğünü görünce, “Serveti olanların Tanrı Krallığı'na girmesi ne kadar zor!

Luka 18:25

Çünkü devenin iğne deliğinden geçmesi, zengin bir adamın Tanrı Krallığı'na girmesinden daha kolaydır” dedi.

Luka 18:26

Bunu duyanlar, “Öyleyse kim kurtulabilir?” dediler.

Luka 18:27

Yeşua, “İnsanlar için mümkün olmayan şeyler, Tanrı için mümkündür” dedi.

Luka 18:28

Petrus, “Bak, biz her şeyimizi bırakıp senin ardından geldik” dedi.

Luka 18:29

Onlara şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı’nın Krallığı uğruna evini, karısını, kardeşlerini, ana-babasını ya da çocuklarını bırakıp da

Luka 18:30

bu çağda bunların kat kat fazlasına ve gelecek dünyada sonsuz hayata kavuşmayacak hiç kimse yoktur” dedi.

Luka 18:31

Yeşua Onikiler’i bir kenara çekip onlara şöyle dedi: “İşte, Yeruşalem’e çıkıyoruz. Peygamberler aracılığıyla İnsanoğlu hakkında yazılanların hepsi tamamlanacak.

Luka 18:32

Çünkü O, öteki ulusların eline teslim edilecek. O’nunla alay edip aşağılayacaklar, üzerine tükürecekler.

Luka 18:33

O’nu kırbaçlayıp öldürecekler. O üçüncü gün dirilecektir.”

Luka 18:34

Onlar bu şeylerin ne anlama geldiğini anlamadılar. Bu sözün anlamı onlardan gizlenmiş olduğu için söylenenleri anlamadılar.

Luka 18:35

Yeşua Yeriha’ya yaklaşırken, kör bir adam yol kenarında oturmuş dileniyordu.

Luka 18:36

Yanından geçen kalabalığın sesini duyunca, “Bunun anlamı nedir?” diye sordu.

Luka 18:37

Ona Nasıralı Yeşua’nın geçtiğini bildirdiler.

Luka 18:38

Adam, “Ey David Oğlu Yeşua, bana acı!” diye bağırdı.

Luka 18:39

Önden gidenler sussun diye onu azarladılar. Ama o daha da çok, “Ey David Oğlu, halime acı!” diyerek bağırdı.

Luka 18:40

Yeşua durdu ve adamın kendisine getirilmesini buyurdu. Adam yaklaşınca Yeşua,

Luka 18:41

“Ne yapmamı istiyorsun?” diye sordu. O da, “Efendimiz, gözlerim yeniden görsün” dedi.

Luka 18:42

Yeşua ona, “Gözlerin görsün. İmanın seni iyileştirdi” dedi.

Luka 18:43

Adam hemen gördü ve Tanrı’yı yücelterek Yeşua’nın ardından gitti. Bunu görünce bütün halk Tanrı’yı yüceltti.

ℹ️ Text: “Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)” — © 2023–2025 İsmail Serinken and eBible.org, published unchanged under CC BY-ND 4.0 (source: ebible.org). YTC is a contemporary Turkish translation based on the public-domain World English Bible. Audio is played via eBible.org. Verse numbering may differ slightly between editions. This section is for information only; the site represents no religious institution and adds no commentary. The translation is in Turkish.

✉️ Join Our Newsletter

Get new routes, events and travel tips in your inbox.