Kuzu’nun yedi mühürden birini açtığını gördüm. Dört canlı yaratıktan birinin, gök gürültüsünü andıran bir sesle, “Gel de gör!” dediğini duydum.
Home › The Holy Bible: Torah, Psalms and the Gospel › Vahiy 6
Vahiy — 6. Chapter
Gospel · New Testament · 22 Chapter · 402 verses
Sonra beyaz bir at göründü. Binicisinin yayı vardı. Ona bir taç verildi ve galip gelsin diye galip gelerek çıktı.
İkinci mührü açtığında, ikinci canlı yaratığın, “Gel!” dediğini duydum.
Kızıl renkli başka bir at çıktı. Binicisine insanlar birbirini öldürsünler diye dünyadan barışı kaldırma yetkisi verildi. Ona büyük bir kılıç verildi.
Üçüncü mührü açtığında, üçüncü canlı yaratığın, “Gel de gör!” dediğini duydum. İşte, siyah bir at gördüm. Binicisinin elinde bir terazi vardı.
Dört canlı yaratığın ortasında bir sesin şöyle dediğini duydum: “Bir ölçek buğday bir dinara, üç ölçek arpa bir dinara! Yağa ve şaraba zarar verme!”
Dördüncü mührü açtığında, dördüncü canlı yaratığın, “Gel de gör!” dediğini duydum.
İşte, soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adı Ölüm’dü. Hades onu takip ediyordu. Ona kılıçla, kıtlıkla, ölümle ve yeryüzünün vahşi hayvanlarıyla öldürmek üzere yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.
Beşinci mührü açtığında, sunağın altında, Tanrı’nın Sözü ve Kuzu’ya ettikleri tanıklık uğruna öldürülenlerin canlarını gördüm.
Yüksek sesle, “Kutsal ve gerçek olan ey Efendimiz! Yeryüzünde oturanları ne zaman yargılayacak, onlardan kanımızın öcünü ne zaman alacaksın?” dediler.
Onların her birine uzun beyaz birer kaftan verildi. Kendileri gibi öldürülecek olan hizmet arkadaşlarının ve kardeşlerinin devirlerini tamamlayana dek bir süre daha dinlenmeleri gerektiği söylendi.
Altıncı mührü açtığında, büyük bir deprem olduğunu gördüm. Güneş keçi kılından yapılmış siyah bir çul gibi karardı. Ay tümüyle kan gibi oldu.
Gökyüzünün yıldızları, büyük bir rüzgârla sarsılan incir ağacının ham incirlerini dökmesi gibi, yeryüzüne düştü.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi yerinden söküldü. Her dağ ve ada yerinden kaldırıldı.
Dünyanın kralları, ileri gelenleri, komutanları, zengini, güçlüsü, kölesi ve özgürü mağaralara, dağların kovuklarına gizlendiler.
Dağlara ve kayalara, “Üzerimize yıkılın” dediler, “Tahtta oturanın yüzünden ve Kuzu’nun gazabından bizi saklayın.
Çünkü O’nun gazabının büyük günü geldi. Buna kim dayanabilir?”
ℹ️ Text: “Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)” — © 2023–2025 İsmail Serinken and eBible.org, published unchanged under CC BY-ND 4.0 (source: ebible.org). YTC is a contemporary Turkish translation based on the public-domain World English Bible. Audio is played via eBible.org. Verse numbering may differ slightly between editions. This section is for information only; the site represents no religious institution and adds no commentary. The translation is in Turkish.
✉️ Join Our Newsletter
Get new routes, events and travel tips in your inbox.